14 Mart 2013 Perşembe

Kitap Okumaları: Sıfır Merkez Liderlik

İlk cümlesini okuduğumda işte bu! dediğim bir kitap. Kitabı bu konulardaki tecrübelerine çok güvendiğim bir arkadaşım hediye etti.
Elimden geldikçe kitaptaki beğendiğim yerleri burada paylaşacağım.
Önce Künye:

Kitabın adı:  Sıfır Merkez Liderlik(İnsan Yönetimi), Yönetimde dokuz kişilik,dokuz benlik
Yazar:Fahri Karakaş
Yayınevi: Hayat
Yayın yılı: 2009
ISBN:9786055878245
Yazarın sitesi: http://www.fahrikarakas.com/


Kitap hakkında yazarın kendi tanıtımı: http://blog.milliyet.com.tr/yeni-kitabim-cikti--sifir-merkez-liderlik/Blog/?BlogNo=218065


Yazar, diğer gelişim kitaplarından farklı olarak yurtdışındaki yöntemleri aynen aktarmak,ihraç etmek yerine, Anadolu kültürü ile harmanlayarak daha bir "biz" odaklı yaklaşım sergilemiş.

Gelelim beni etkileyen o ilk cümleye: İş hayatında başarının anahtarı: Kendini tanımak"

Devam edelim: "Özel yaşamınızda ve iş hayatınızda başarılı ve mutlu olmanın ön şartı nedir?
Gelişim için gereken ilk adımı atmaktır. İlk adım, kendinizi derinlemenize tanımanız ve kişiliğinizle ilgili farkındalığızı arttırmanızdır.

Kişiliğinizi tanımanız ve kendinizi anlamanız, yaşamdaki duruşunuzu ve yaşadığınız pek çok olayı aydınlatacaktır.

  • Benim hayata bakış açım nedir?
  • Dikkatimin farkında olmadan kaydığı alanlar ve konular nelerdir?
  • En çok önem verdiğim prensiplerim ve değerlerim nelerdir?
  • Kuvvetli olduğum yönlerim nelerdir?
  • Hangi yönlerimi geliştirmem gerekir?
  • Ne tür durumlarda ve nasıl kızgınlık gösteririm?
  • Diğer insanlar beni nasıl bir kişi olarak görüyorlar?
  • Ben kendimi nasıl bir kişi olarak algılıyorum?
"

Bu alandaki bir kitap için olması gereken en doğru giriş bu olsa gerek. Kendim de yıllarca bu tezi savudum. İnsanın kendini geliştirmesi için öncelikle zayıf ve güçlü yönlerini bilmesi lazım.
Yani bir nevi kişisel SWOT analizinin yapılması şart!. Düşünsenize bir kimse hasta ama hasta olduğunun farkında değil? Hasta olmadığına inanan kişi doktora gitme ihtiyacı hisseder mi?
Aynı şekilde kendi eksik yönlerinin farkında olmayan kişininde kendini geliştirmesi imkansızdır.
Bunun daha da kötüsü kişinin hasta olduğunu bilmediği gibi çok ama çok sağlıklı olduğunu düşündüğü durumdur. Böyle bir kimse bırakın kendini iyileştirmeyi, kendindeki virüsü başkalarına ilaç diye dağıtacaktır.

Buradaki yazanları Peter prensibi ile harmanladığımda ortaya çıkan durum şudur:

Bizim sektöre(bilişim) gelince bir çok kimse kendi kişiliğini ve eksiklerini bilmediği için kabiliyetlerinin çok üstündeki yönetici pozisyonları hedeflemektedir. Fakat bu pozisyonlar için gerekli teknik ve karakteristik özellikleri taşımadığı için yönetim tarafından terfi edilmemektedir. O pozisyona bir şekilde gelse bile yöneticilik,liderlik kabiliyetleri olmadığı için ekibine kan kusturabilmektedir.
Ekip alt tarafta dağılmış, üzgün, yıkık durumda iken bizim sevgili yöneticimizin bunlardan hiç haberi bile olmamaktadır. Sonunda olan olur. Ekip bir bir işten ayrılır veya ekibin performansı sıfıra yakın bir seviyede seyir eder.

Olması gereken, yukarıda belirtildiği gibi kendini tanımaktan geçiyor. Kişilerin kendi kendine sorması gereken bazı sorular?

  • Bende yöneticilik vasıfları var mı? : Bu soruyu önce kendinize sorun. Sonra çevrenizde sözüne güvendiğiniz kişi ve kurumlara sorun: Sizce bende yöneticilik vasfı var mıdır?
  • Yoksa endişe etmeyin. En azından  olmadığını farkettiniz.
  • Yöneticilik vasıfları yoksa bu konularda kendimi geliştirme isteğim var mı?: Aslında en can alıcı soru da budur. Evet eksiğim farkına vardım. Ama bu eksiği tamamlamak için yeterli azim,istek ve irade var mı bende?
  • Yukarıdaki sorunun cevabı hayır ise, hiç kendinizi ve başkasını üzmeyin. Bulunduğunuz pozisyonda kalıp bir "guru" olmaya çalışın.
  • Azim ve istek varsa bir sonraki adımda eyleme nasıl geçeceğim?
  • Eyleme geçtim bir çok kere denedim ama yine yönetici vasıfları kazanamadım? O zaman Peter prensibinin dediği gibi bulunduğun yerde kal, mutlu ol!



Not: Kitap okumaları ve yorumlarımın devamı gelecek. Şimdilik bu kadar.


İsmail Yenigül
14 Mart 2013