pardus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pardus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2013 Salı

"Çin ile Ubuntu arasında tarihi anlaşma" ve Debian Tabanlı Pardus karşılaştırması

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/cin-ile-ubuntu-arasinda-tarihi-anlasma-haberi-70344 adresindeki haberden bazı alıntılarla başlamak istiyorum. Kırmızı renkli kısımlar haberdan alıntıyı ifade etmektedir.


"Çin’in Sanayi ve Bilişim Teknolojileri Bakanlığı’na bağlı Yazılım ve Entegre Yonga Yaygınlaştırma Merkezi (China Software and Integrated Chip Promotions Centre) tarafından yapılan açıklamaya göre Ubuntu, ülke çapında kullanılması öngörülen yeni işletim sisteminin temelini oluşturacak."


 Tubitak'da Debian tabanlı bir Pardus Linux dağıtımı hazırladı.


"Önceki yıllarda Çin hükümetinin, ülkenin olası düşmanları tarafından hazırlanmış kapalı kaynak kodlu işletim sistemlerine olan bağımlılığını ortadan kaldırmak adına girişimleri olmuştu. Örneğin, Red Flag (Kızıl Bayrak) adında yine Linux tabanlı bir işletim sistemi geliştirilmiş, internet kafelerde ve devlet kurumlarında kullanılması sıkı yaptırımlarla teşvik edilmeye çalışılmıştı. Ancak hem teknolojik yetersizlikleri ve kullanışsızlığı hem de okullarda öğretilmemesi nedeniyle yeterli yaygınlığa ulaşamamıştı"


Daha önceki Pisi Pardus ekibi de Red Flag gibi sıfırdan bir dağıtım yapmaya çalıştı. Paket eksikliği başta olmak üzere bir çok yetersizlik sebebiyle dağıtım yeterli yayğınlığa ulaşamadı.

 "Ubuntu ile yapılan ortaklık sonucunda geliştirilip sisteme eklenecek Çin alfabesinin istisnai durumu nedeniyle gereksinim duyulan klavye arayüzleri, Çin takvimi, yerel harita, hava durumu ve müzik hizmetleri gibi uygulamaların bu sorunlardan ilkini çözmesi bekleniyor."


Tubitak yeni Pardus ile en iyi Türkçe dil desteği olan Linux dağııtmı olmayı hedeflemekte. Ayrıca kamuda yayğın kullanılan uygulamaların Linux alternatiflerini çıkarmayı planlamaktadır.



"Bununla birlikte, eğitim kurumları aracılığıyla yaygınlaştırma konusunun Çin hükümeti tarafından nasıl ele alınacağı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Bu yeni işletim sisteminin yaygınlık kazanması için yeni bilgisayar kullanıcılarının, yani öğrencilerin, alışkanlıkları büyük önem taşıyor."

 Her ne kadar eksiklikleri olsa da FATIH projesi kapsamında Linux'un başta tablet ve akıllı tahta olmak üzere eğitm kurumlarına ulaşması hedeflenmektedir. Yani bu konuda Çinlilerden bir adım ilerideyiz.



"Pardus gibi yarım kalır mı?
Bilindiği üzere, ülkemizde de benzer bir girişim olmuştu. Ancak Pardus adını verdiğimiz Linux tabanlı işletim sistemini geliştirmek için TÜBİTAK bünyesinde yetenekli ve istekli onlarca araştırmacının bir araya getirilmesine rağmen, projenin önemli başarılar kazandığı bir dönemde tamamen ortadan kaldırıldığına şahit olduk"


Yeni Pardus'un ne olacağı hakkında şimdiden bir yorum yapamam fakat yukarıdaki alıntıda Pisi tabanlı Pardus, Çinlilerin Red Flag dağıtımı ile aynı süreci uyguladığı için yarım kalmıştı.


Red Flag konusu oldukça önemli. Çin, dünyada kendi dağıtımını sıfırdan yapmaya kalkan bir kaç ülkeden birisidir. Bünyesinde binlerce yazılımcı barındıran Çin bile kendi yaptığı dağıtımın sürekliliğini sağlayamayıp, Ubuntu ile anlaşma yapıyorsa, hala Pisi tabanlı Pardus'u göklere çıkarıp, Debian tabanlı Pardus'u yerin dibine batıran arkadaşların şapkayı önüne koyup bir daha düşünmelerini rica ederim.

 Çin'in Ubuntu ile gitmesi ne kadar mantıklı ve doğru bir kararsa, Tubitak'ın da Debian ile gitmesi o  kadar doğru bir karardır.


 Özetle, Çin hükümeti ve Tubitak yönetimi aynı paralelde yerli dağıtım geliştirme süreci uyguluyor.
 

9 Ocak 2013 Çarşamba

Pardus: Yeni bir dağıtım mı yoksa açık kod uzmanlığı mı?


Bu aralar sosyal medyada hararetli bir şekilde eski pardus(pisi tabanlı) ile yeni pardus tartışılıyor.
Açık kod konusunda 1999 yılından beri çalışan biri olarak bu tartışmalara kayıtsız kalamayıp tartışmalara katıldım. Tercihimi ikinci yöntem olan hazır bir dağıtım üzerine ek geliştirme yönünde kullandım ve bunu şiddetle savundum. Buradan mutlaka yerli bir dağıtım çıkarmamız gerektiğini düşündüğüm çıkmasın. Sadece birileri dağıtım çıkarmaya karar vermiş ve iki tercihten birini seçecekse daha mantıklı olduğunu düşündüğüm iki tercihi ön plana çıkardım.

İkinci tercihimi haklı çıkaracak bir haber yayınlandı. Bu hafta içerisinde yayınlanan bir habere göre Münih belediyesi Linux'e geçerek 10 milyon euro kazanç sağlamış. Peki sizce Münih belediyesi sıfırdan kendi  Linux dağıtımını mı çıkardı? Cevap tabiiki hayır. LiMux adını verdiği Debian'dan çatallanmış bir dağıtım ile çözüm üretti. Kendi yapsaydı ne olurdu? Hala bootstrap ve paket yazmaya çalışıyorlardı muhtemelen.

Türkiye ve açık kod gerçeğine dönersek. Acaba esas ihtiyacımız yerli bir dağıtım mı çıkarmak? Yerli dağıtım çıkarırsak daha güvenli,kaliteli,bizim ihtiyaçlarımıza göre bir çözüm mü sunmuş oluruz?


Cevap kesinlikle hayır. Yerli bir dağıtım çıkarmak faydalı olsa da esas ihtiyacımız bu değildir.
İhtiyacımız dünyada yılladır geliştirilen,kararlı, başarılı,kabul görmüş açık kod çözümlerini Türkiye'deki kurum ve kuruluşlara uygulayacak bir kadro/şirketler kurmaktır. Dünyadaki açık kod projelerini beğenmeyip kendimize özgü birşey üretmek piyasa gerçeklerinden oldukça uzak bir yaklaşımdır. Bırakın kendimiz sıfırdan bir proje üretmeyi mevcut projelere bir kaç ufak yama ve Türkçe tercümesi yapmaktan öteye geçebildik mi bunca zamandır?

Ufak bir proje üretip bir kaç yıl devam ettiremedikki koskoca bir dağıtımı sıfırdan çıkarma işini kotaralım. Destek verilmedi vs gibi şeylerde bahane. Önümüze milyon dolarlar koyulsaydı sonuç şu anki durumdan farklı olmazdı.

Eee peki biz kendi yazılımlarımızı yazmayalım mı? "Herşeyi hazır mı alalım seslerini duyar gibi oluyorum". Eğer konu F16 uçaklarının kaynak kodları olmadığı için uçakları istediğimiz gibi yönetemediğimiz bir durum ise evet kesinlikle kendi altyapımızı kurmamız lazım. Çünkü karşı taraf an geldiğinde düşmanımız olup bizi kendi silahımızla vurabilir.

Fakat konu tüm kodlarını herşeyi ile açan bir açık kod dünyası var iken bunca hazır çözümü,ürünü bir kenara itip kendimizin farklı birşey geliştirmeye çalışmasına bir anlam veremiyorum.

Otursak kaç tane PostgreSQL gibi bir veritabanı çıkartabiliriz? Çıkartsak bu kaç senede olur? Çıkan ürün ne kadar iş görür?

Devasa bir açık kod dünyası var. Dünyada açık kod üzerinden ciddi iş modelleri kuran firmalar var.
En hayran olduğum iki firma: RedHat ve EnterpriseDB.

Birisi "bedava" olan Linux'u aldı. Ben arkasındayım dedi. Linux'e hem kod desteği hem de profesyonel destek vereceğim dedi. Şu an büyük kurumlarda kullanılan yegane Linux dağıtımı oldu. Yılda milyar dolar ciro yapar hale geldi.
Bir bankaya gidin ben size bedava CentOS/Debian kuracağım deyin. Hatta sunucunun yanında yatarım bile deseniz size nazikçe bir çay ikram edip gönderirler. Niye? Centos, Debian çok mu kötü?
Hayır arkasında kurumsal destek yokta ondan.


EnterpriseDB firmasıda PostgreSQL'i aldı. Üzerine özel yamalar yaptı ve bunu profesyonel desteği ile satmaya başladı.

Bugün RedHat firması gelse ben linux değilde redux diye bir işletim sistemi yazdık dese kim takar?
 
Özetle, bize lazım olan Linux ve diğer açık kod çözümleri en ince ayrıntısına kadar bilen,en girift sorunlarını çözecek teknik destek ekibine ve de satır satır bu yazılımların kodlarını incelemiş yeri geldiğinde bu yazılımlardaki hataları bulup rapor edecek seviyede uzman bir kadroya ihtiyacımız var.

Ne zamanki bu insan kaynağını ürettik. Bundan sonra istediğimiz şekilde açık kodları alıp kendimize göre özelleştirebiliriz. Bu seviye gelmeden yapılan tüm yerli ürün hamleleri üniversitede öğrencilerin akademik seviyede birşey öğrenmesi için yapılan faaliyetlerden öteye geçemez.